Tasarım herkesi kapsamalıdır. Kullanım türü ne olursa olsun binalar ve açık alan yapıları, toplumun hiç bir üyesini ayırt etmeden, herkese hitap eden mimari çözümler sunmalıdır. Söz konusu bu çözümleri içeren engelsiz yapılı çevrenin üretilmesi için tasarım aşamasından başlayarak gerekli erişilebilirlik ölçü ve ölçütleri sağlanmalıdır. Bu sayede yapılı çevre oluşturulurken gerekli tedbirler alınmış olacak, sonradan ek bir işlem gerekmeksizin erişilebilirlik tamamlanabilecektir.

Mekan tasarımında ve inşasında farkında olmadan kısıtlayıcı ve engelleyici çok sayıda hata yapılmaktadır. Erişilebilir olmayan mekanlar farklı özellikleri nedeniyle çok sayıda kullanıcıyı dezavantajlı hale getirmektedir. Bunlar engelliler, yaşlılar, geçici engeli bulunanlar, hamileler, bebek arabalılar, çocuklar, iri ve şişman kişiler, çok uzun ve çok kısa boylu kişiler ayrıca yük ve eşya taşıyanlardır.

Günümüzde bunlara mobil cihazına bakarak çevresinin farkında olmadan yürüyenlerin de eklenmesi gerekmektedir. Bu gruplarda yer alan kişiler yapılı çevrede herhangi bir engelle karşılaştıklarında sorun yaşarlar, hareketlilikleri farklı düzeylerde kısıtlanır ve hatta kaza riskiyle karşılaşır. Görüldüğü gibi yapılı çevrede hareketlilik sorunuyla karşılaşma olasılığı aslında oldukça geniş bir kesimi ilgilendirir ve hemen herkes günlük etkinliklerini gerçekleştirirken hareketliliğinde kısıtlılığa maruz kalabilir. Yürüyüş güzergahında pek çok kişi için farkına varılmadan aşılabilen bir basamak, tekerlekli sandalye kullanıcısının karşısına çıktığında onu tamamen çaresiz bırakıp, bu kişinin engelli hale gelmesine yol açmaktadır. Oysa iki kot uygun nitelikte rampa ile birbirine bağlandığında, yani “erişilebilirlik” sağlandığında, herkesin kullanımına uygun güzargah düzenlenmiş olacaktır.

Erişilebilirlik Nedir?

Erişilebilirlik herkesin, istediği her yere ve her hizmete, bağımsız ve güvenli olarak ulaşabilmesi ve bunları kullanabilmesidir.

Her yere ve her hizmete; çünkü bireylerin konutlarından, eğitim binalarına iş yerlerine; açık ve yeşil alanlardan, toplu taşıma araçlarından bilgi ve iletişim teknolojilerine kadar tüm alanlara ve tüm hizmetlere erişiyor olması gerekir.

Bağımsız ve güvenli olarak; çünkü yapılan düzenlemelerin, verilen hizmetlerin kimsenin yardımı olmadan ve her hangi bir risk oluşturmadan kullanılması gerekir.

Herkesin; çünkü erişilebilirlik engelliler için zorunluluk, yaşlıları eklediğimizde gerekliliktir. Toplumdaki herkes için ise konforlu bir yaşam demektir.

Erişilebilirlik Zinciri

Kentlerdeki farklı hizmetlerin sunulduğu sağlık yapıları, okullar, kamu hizmet binaları, işyerleri ve konut binalarını; kaldırımlar, parklar, yaya geçitleri gibi açık alanları ve bunları birbirine bağlayan ulaşım sistemlerini herkesin günün herhangi bir saatinde kullanması gerekebilir. Bu nedenle bunların sadece bir kısmının erişilebilir olması yeterli değildir. Örneğin bir görme engelli kamu binasından hizmet almak istediğinde evinden çıkıp bu binaya erişinceye kadar kullanacağı kaldırımlarda gerekli engelsiz geçiş genişlikleri, ışıklı yaya geçidinde sesli sinyal, toplu taşıma durağında gelen araç ve aracın içinde varılan durakla ilgili sesli anons, araçtan indiği duraktan gideceği binaya gerekli yönlendirme ve bahçe girişinden binanın danışma bankosuna kadar bordür takibi veya hissedilebilir yürüme yüzeyi işareti uygulaması bulunmalıdır. Bu düzenlemeler erişilebilirlik zincirini oluşturur. Her bir düzenleme ise bu zincirin bir halkasıdır ve halkalardan birinin kopması tüm zincirin bozulmasına, yani erişilebilirliğin sağlanamamasına neden olacaktır.

Söz konusu erişilebilirlik zincirinin oluşturulması için konut binalarında erişilebilirlik açısından en önemli ilke “uyarlanabilir konut” tasarımının yapılmasıdır. Uyarlanabilir konutlar, ortak alanlarda erişilebilirlik sağlanırken, konut içinde ise istendiğinde erişilebilir donanımların eklenmesi ve küçük değişikliklerle engelli ve yaşlıların erişebilirliği için gerekli düzenlemelerin yapılmasına olanak tanıyan konutlardır.

Erişilebilirliğin sağlanmasında mimari çözümlerin tercih edilmesi bir diğer temel ilkedir. Örneğin kot farklarının aşılmasında rampa gibi binaya ait mimari çözümler öncelikle tasarlanmalıdır. Rampa yapılmasının teknik açıdan mümkün olmadığı durumlarda mekanik çözümler seçenek olarak değerlendirilmeli, ilk olarak da asansör düzenlenmelidir. Kaldırma ve iletme platformu ise son tercih olarak düşünülmelidir. Mimari çözümlerin önceliği, işletme maliyeti nedeniyle kapatılan veya elektrik kesintisi nedeniyle çalışmama sorunu yaşanabilen mekanik çözümlerden farklı olarak, her koşulda kullanılabilmesidir.

Erişilebilirlik Mevzuatı

Ülkemizde tasarımın herkes için yapılması ve erişilebilir yaşam alanları inşa edilmesi için mevzuat düzenlemeleri bulunmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, Otopark Yönetmeliği ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği başta olmak üzere İmar Mevzuatı; diğer yandan BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunu içeren engellilik mevzuatında yer alan hükümler gereği plan ve proje aşamalarında erişilebilir tasarım yapılması zorunludur.

Yapılı çevrede erişilebilirlik konusunda düzenlemeler bulunan mevzuat: 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerinde;

• Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği
• Otopark Yönetmeliği
• Sığınaklarla İlgili Ek Yönetmelik
• Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği
• Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te erişilebilirlik ölçü ve ölçütleri bulunmaktadır.

Tasarımı yakından ilgilendiren bir mevzuat olarak Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde binaların “erişilebilir” olarak projelendirilmesi ve inşa edilmesi süreçlerindeki kontrollerde erişilebilirlik standartlarına uygunluğun da kontrol edilmesi için 30 Mayıs 2019 tarihinde yayımlanan düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemede EK-3 Form – 1: Mimari Proje Kontrol Formunda erişilebilirlik standartlarının bir bina ve yakın çevresinde uygulanmasına yönelik ilgili tüm bölümlerinde standartlarla gerekli uyumlaştırmanın sağlanmasının yanı sıra yeni bir bölüm olarak “Erişilebilirlik Kontrol Formu” eklenmiştir. Erişilebilirlik düzenlemelerine yer verilmesi gereken bina mahalleri ve donanımları için plan, detay, görünüş ve kesit çizimlerin, binalar için hazırlanan projelere ek olarak hazırlanması zorunlu tutulmuştur.

Mimari Kontrol Formunda 14 maddelik 9 uncu bir “Erişilebilirlik” bölümü oluşturulmuştur. Burada, binanın her bir bölümü için erişilebilirlik standartları gereği binanın taşıması gerekli özellikler belirtilerek, teknik ayrıntılar için yeni bir form olarak hazırlanan “Erişilebilirlik Kontrol Formları”na atıflar yapılmıştır.

İlk defa yürürlüğe giren “Erişilebilirlik Kontrol Formu”nda yapı denetim firmaları daha proje aşamasında vaziyet ve kat planlarında; bahçe girişi, bahçe yolu, kaldırım, bina girişi, rampa, merdiven, asansör, kapılar, erişilebilir tuvalet, yönlendirme ve işaretlemeler, acil durum ve bina tesisatı gibi tüm düzenlemelerin erişilebilirlik standartlarında yer alan ölçü ve ölçütlere uygunluğunu bu form ile kontrol edebilecektir. 12 bölümde toplam 128 soru ile yapılan kontrol sonucunda yeni yapılan binaların tamamı erişilebilir olacaktır.

Ancak bu Yönetmelikte istenenlere ek olarak da farklı erişilebilirlik projeleri hazırlanabilir.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve Yapılarda Özürlülerin Kullanımına Yönelik Proje Tadili Komisyonları Teşkili, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te Kanun kapsamına giren alanlarda engellilerin erişilebilirlik ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik yapılması gerekenler düzenlenmiştir.

Ülkemizin 2007 yılında imzalayıp 2009 yılında onayladığı Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’de erişilebilirliğin hayata geçirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması yükümlülüğü bulunmaktadır.

5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da yapılı çevrede erişilebilirliğin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanması zorunlu tutulmuş ve her ildeki komisyonlarca mevcut yapılı çevrenin erişilebilirliğinin izlenmesi ve denetlenmesi düzenlenmiştir. Bu kapsamda;

• Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği
• Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Genelgeleri yayımlanmıştır.

Erişilebilirlik konusunda düzenlemeler bulunan yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri için bunların incelenmesi gerekmektedir.

Erişilebilirlik Standartları

Erişilebilirlik mevzuatının en önemli bileşenlerinden biri de standartlardır. Ülkemizde “erişilebilirlik standartları” “Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yaymladığı standartlar” olarak mevzuatla belirlenmiştir.

Erişilebilirlik, gerekli ölçü ve ölçütlerin uygulanmasıyla sağlanabilir. Standartlar farklı kullanıcıların yapılı çevrede çeşitlenen ihtiyaçlarınkarşılamak üzere temel gereklilikleri teknik olarak belirleyen önemli dokümanlardır. Ülkemizde erişilebilirlikle ilgili belli başlı standartlar şunlardır:

• TS 9111 “Engelliler ve Hareket Kısıtlılığı Bulunan Kişiler için Binalarda Erişilebilirlik Gerekleri”
• TS 12576 “Şehir İçi Yollar – Kaldırım ve Yaya Geçitlerinde Ulaşılabilirlik için Yapısal Önlemler ve İşaretlemelerin Tasarım Kuralları”
• TS 12460 “Raylı Taşıma Sistemleri Bölüm 5: Özürlü ve Yaşlılar İçin Tesislerde Tasarım Kuralları”
• TS ISO 23599 “Görme Özürlü veya Az Görenler için Yardımcı Mamuller – Hissedilebilir Yürüme Yüzeyi İşaretleri”
• TS 13536 “TS ISO 23599’un Uygulanmasına Yönelik Tamamlayıcı Standart”
• TS ISO 23600 “Görme ve işitme özürlüler için yardımcı mamuller – Yaya trafik ışıkları – Sesli ikazlar ve hissedilebilir yüzeyler”
• TS 13622 “Engelliler ve hareket kısıtlığı bulunan kişiler için toplu taşıma sistemlerinde erişilebilirlik gerekleri”
• TS 13882 “Yaya yürüme yüzeylerinin sınıflandırma kuralları – Temel gereklilikler ve değerlendirme yöntemleri”

Standartlar TSE’den temin edilmelidir.

Kılavuzun Kullanımı İçin Hatırlatmalar

Erişilebilirlik mevzuatı ve standartları baz alınarak hazırlanan bu standartta, anlatılmak istenen erişilebilirlik ölçütleri örnek çözümler plan, kesit, görünüş ve perspektif çizimlerle açıklanmıştır. Tasarım sürecinde bu Kılavuzda yer almayan ölçü ve ölçütler için standartlara bakılmalıdır.

Kılavuzda açıklanan ölçütlerin nedenlerine ilişkin “not kağıdı” görünümünde ek bilgiler verilmiştir.

Bir yapıda erişilebilirliğin sağlanması için tasarım kadar yapım ve tefriş aşamalarında da gerekli ölçülerin ve malzeme özelliklerinin sağlanması gerekmektedir. Örneğin kapı genişliği tekerlekli sandalyenin geçebileceği genişlikte veya klozet transfer sağlayabileceği yükseklikte yapılmış olmalıdır. Bu nedenle proje hazırlama aşamasında çizim olarak mimari projede yer verilemeyecek ancak yapım aşamasında veya yapım sonrası tefriş aşamasında sağlanması gereken ölçü ve ölçütler “dairesel notlar” görünümünde hazırlanmıştır. Bu notların proje notu olarak kullanılması ve projenin ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi gerekmektedir.

Kılavuzun yayımlandığı tarihten sonra mevzuatta ve erişilebilirlik standartlarında revizyon yapılması durumunda, kılavuzda yer alan ölçütlerin yerine güncel ölçütlerin kullanılması gerekmektedir.

Sonuç olarak; tasarım hiç kimseye “dur”, “bekle”, “güzergah değiştir”, “buraya giremezsin” veya “burayı kullanamazsın” demeyecek yaşam alanları oluşturmalı, herkesi istediği yere eriştirmeli ve herkesi aynı mekanda buluşturmalıdır. Bu Kılavuzda sunulan teknik bilgilerle tasarımda erişilebilirliğin sağlanması için rehberlik edilmesi hedeflenmektedir.

Çünkü ERİŞİLEBİLİRLİK HERKES İÇİNDİR

Erişilebilirlik Kılavuzu Binalar Rehberi

Erişilebilirlik Kılavuzu Binalar

Yorum Yap