Isıtma Terminolojisi, Isıtma Terimleri

1

Isıtma Terminolojisi (Isıtma Terimleri) alt başlıklar halinde özet olarak açıklanmıştır.

tesisat terimleri

Akış miktarı (debi), flow rate:
Birim zamandaki akış miktarı; belirli bir düzlemi geçmek üzere hareket eden birim zamandaki akışkan hacmi olup, Qv ile gösterilir ve cfm ( m3/s) olarak ifade edilir.

Akış sensörü:
Sistemdeki kullanım suyu talebini algılayan elemandır.

Alt ısıl değer:
Bir yanma tepkimesi sonucunda oluşan suyun buhar fazında olması durumunda açığa çıkan ısı enerjisidir.

Atmosferik basınç, atmospheric pressure:
Atmosfer basıncı. Deniz düzeyinde 760 mm (civa) hg. ve 1,0336 kg/cm2.

Atmosferik brülör, atmospheric burner:
Yakma havasını bir fanla değil, ortamdan doğal olarak sağlayan brülör.

Bar, bar :
Atmosfer basıncını ölçmede kullanılan basınç birimi. 1 mm² lik bir yüzeye 0.1 Newton’luk kuvvetin dikey olarak etki etmesi sonucu oluşan basınçtır. 1Bar = 100 kPa.

Barometre, barometer:
Atmosfer basıncı ölçmekte kullanılan araç; göstergenin sıvı içermeyen bir kapsül tarafından hareket ettirildiği barometre; standart atmosfer.

Barometrik basınç, barometric pressure:
Sıfır mutlak basınca (mükemmel vakum) göre atmosfer basıncı.

Basınç, (pressure):
Bir yüzey üzerine etkide bulunan dik kuvvetin, birim alana düşen miktarı

Basınç, (mutlak); pressure, absolute:
Atmosfer  basıncı ile efektif basıncın (göstergeden ölçülen) toplamı.

Basınç kaybı, pressure loss:
Sürtünme ve türbülans nedeniyle toplam basınçtaki azalma; Akışkanın birim hacimdeki akışı nedeniyle oluşan mekanik enerji kaybının bir ölçüsüdür.

Bina ısı kaybı, building heat loss:
Bir binadan ısıtma mevsiminde dış mahale aktarılan ve konfor amaçları ile karşılanması gereken toplam ısı miktarı.

Bina ısıl yükü, building’s thermal load:
Bir binada sıcaklık farkıyla ısı geçişi, insanlar, aydınlatma araçları, radyasyon ve elektrikli araçlar gibi kalemlerden oluşan ve konfor üzerinde etkili olan toplam yük.

Bivalent Noktası:
Cihazın ısıtma kapasitesinin binanın ısıtma ihtiyacına eşit olduğu nokta. Sezonsal verimlilik hesaplarında kullanılır.

Bitermik kombi:
Isıtma suyu ve kullanım suyu eşanjörü tek olan kombi.

Boyler:
(1) Kazan sıcaklığından yararlanarak içinde bulunan suyun ısıtılmasını sağlayan depo. (2) Binalarda sıcak su sağlamakta kullanılan düzenek, (3) Basınçlı sıcak su deposu.

Brülör, burner:
Yakıtın hava ile uygun oranda karıştırılarak tam olarak yakılmasını sağlayan cihazdır.

BTU.( British thermal unit (Btu) (an I-P unit):
Bir libre (453,6 gr) suyun sıcaklığını 63° F’den (17.2222 °C) 64 °F’ye (17.7778 °C) çıkartmak için gerekli olan enerji miktarıdır. Bu tanım, sıcaklık değişimlerinin 1 atmosferlik basınç altında ölçümleri şartında geçerlidir. 1 Btu=1055.055 Joule,

Buharlaşma ısısı, heat of vaporization:
Birim miktardaki bir sıvının gaz haline dönüşmesi için gereken enerjidir. Sıvının kaynama sıcaklığında ölçülür ve genellikle joule/gram veya kJ/mol birimleri cinsinden ifade edilir.

Buharlaşma sıcaklığı, evaporating temperature:
Doymuş durumdaki sıvının bulunduğu basınca uyan buharlaşma sıcaklığı.

Celcius, Celsius:
SI birim sisteminde sıcaklık için kullanılan birim.

Celcius derecesi, degree Celsius:
Suyun donma ve kaynama sıcaklığı arasını 100 eşit parçaya bölerek elde edilen sıcaklık ölçeği.

Check vana, check valve:
Yalnız bir yönde akışa olanak sağlayan vana;

Civa sütunu, column of mercury:
Cıva sütunu; basınç ölçme birimi, 1 Atm=760 mm Hg S

Çalışma aralığı, operating range:
Bir sistemin güvenli çalışma göstereceği karakteristik değerler aralığı

Çalışma basıncı, operating pressure (working pressure):
Bir kazanın çalışma üzere tasarlandığı basınç; işletme basıncı.

Çapraz akımlı ısı değiştirici, heat exchanger, counter flow or counter current:
Ters akımlı ısı eşanjörü; akışkanlardan birinin diğerine ters yönde aktığı ısı eşanjörü.

Çift borulu ısı değiştirici, double pipe heat exchanger:
İç içe geçmiş borulardan oluşan, akışkanlardan birinin içteki borudan diğerinin iki boru arasındaki boşluktan aktığı ısı eşanjörü

Dalgıç pompa, submersible pump:
Bir sıvıya dalgıç olarak yerleştirilen ve bu sıvıyı ana hatta pompalamakta kullanılan santrifüj pompa; dalgıç pompa

Debi metre (akış ölçer), flow meter:
Akış-ölçer; debi sayacı

Debi limitörü:
Kombinin kullanım suyu girişinde bulunan ve sisteme giriş yapan suyun debisini kısıtlayan bir emniyet elemanıdır.

Desibel, decibel:
Havadaki iki ses gücü arasındaki iki büyüklüğü birbirine ilişkilendirmek üzere akustikte kullanılan birim. tanımdan, p1 ve p2 gibi iki hava gücü arasındaki desibel farkı,

Devreye alma, start up:
Çalıştırma; devreye alma; işletmeye başlama

Diferansiyel basınç, differential pressure:
1) İki basınç arasında, aralarına bağlanan bir araçla ölçülen basınç farkı ( aynı referans eksenine göre) (2) bir sistemin herhangi iki noktası arasındaki basınç farkı.

Elektrikli ısıtma, resistance electric heating:
Bir iletkenden geçen elektrik akımının ürettiği ısı ile ısıtmaya dayanan bir ısıtma biçimi.

Doğal havalandırma, natural ventilation:
Havanın, pencereler, kapılar gibi bilinçli olarak bırakılmış açıklıklardan yada motorsuz vantilatörlerden yada infiltrasyon yoluyla bina içine ve dışına doğru hareketi.

Doğal konveksiyon, natural convection:
Havanın yada suyun yoğunluk farkı nedeniyle ortaya çıkan sirkülasyon biçimi. doğal sirkülasyon.

Doğru akım, direct current (dc):
Akım karakteristiklerinin zaman içerisinde değişmediği, tek yönde akan, genellikle düşük gerilim ve yüksek akım karakteristiklerine sahip elektrik akımı; dipik kısaltması ‘DC,dc’

Doldurma musluğu:
Tesisatlara yeniden su doldurmak için kullanılan vana.

Döşemeden ısıtma, under floor heating:
Döşemeden ısıtma; düşük sıcaklıklı akışkanın geçtiği boruları döşemeye gömerek yapılan ısıtma

Duyulur ısı, sensible heat:
Duyulur ısı; maddenin fiziksel durumunda değil sıcaklığında değişim yaratan ısı

Duyulur ısı oranı, sensible heat ratio (SHR):
Duyulur ısı faktörü ( SHF) olarak da bilinen, bir ısı transferi sürecinde duyulur ısının toplam (duyulur+gizli) ısıya oranı.

Duyulur ısı yükü, sensible heat load:
Mahalde sıcaklık farkından kaynaklanan ısı yükü

Emniyet ventili; safety valve:
Sistemde herhangi bir nedenle oluşabilecek aşırı basıncı emniyetli bir biçimde boşaltarak sistemin patlamasını engelleyen elemandır.

Ergime gizli ısısı, latent heat of melting:
Bir katı maddenin birim ağırlığının belirli bir basınçta sıvı hale geçmesi için gerekli ısı miktarı

Ergime noktası, melting point:
Bir katı maddenin belirli bir basınçta sıvı hale geçtiği sıcaklık derecesi; ergime noktası

Eşanjör, heat exchanger:
Fiziksel olarak ayrılmış iki akışkan arasında ısı transferinde kullanılan araç.

Fahrenheit derecesi, degree Fahrenheit:
Suyun donma noktasını 32, kaynama noktasını 212 olarak varsayıp aradaki uzaklığı 180 eşit parçaya bölerek elde edilen sıcaklık derecesi; Fahrenheit sıcaklık derecesi.

Fitting:
Boru tesisatında boru elemanlarının birbirine bağlanması ve bir yörüngede götürülebilmesi için kullanılan yardımcı devre elemanları; fiting’ler

Flanş, flange:
Boruları,genellikle civatalarla birbirine bağlamakta kullanılan disk biçimindeki kenarlık. Flanş;

Fotovoltaik, photovoltaic:
G üneşten gelen enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren güneş hücreleri veya fotovoltaik diziler.

Genleşme tankı, expansion tank:
Isıtma ya da soğutma amacıyla kullanılan sıvı sirkülasyon sistemlerinde ısı farklılığına bağlı olarak oluşan hacim farklılıklarını dengelemek amacıyla kullanılan kaptır.

Hal değişimi, change of state (COS):
Hal değişimi; bir termodinamik işlemde katı,sıvı,gaz hallerinden birindeki iş maddesinin diğerine

Havalandırma, ventilation:
Her hangi bir mahalle doğal yada mekanik yollarla havanın verilmesi yada alınması işlemidir.

Hava purjörü, air purge valve:
Su ile çalışan tüm ısıtma sistemlerinde sistemin içindeki havayı almaya yarayan açma-kapama elemanıdır.

Hermetik, hermetic:
Kapalı; sızdırmaz; hava sızdırmaz.

Isı akış miktarı, heat flow rate:
Birim zamanda geçen ısı miktarı

Isı akışı, heat flow:
Yüksek sıcaklık ortamından alçak sıcaklık ortamına ısı geçişi

Isı değiştirici, heat exchanger:
Fiziksel olarak ayrılmış iki akışkan arasında ısı transferinde kullanılan araç.

Isı geri kazanımı, heat recovery:
Isı geri kazanımı. bir ısı makinesinde ısının atılmayarak bir başka yerde yararlanılabilir kısmının yeniden işlem görmesi.

Isı iletimi, heat transmission:
Genelde kondüksiyon, konveksiyon ve radyasyonun birleşiminden oluşan ısı geçişi

Isı kaybı, heat loss:
(Infiltrasyon) Kapı ve pencere açıklık ve aralıkları ile bina gövdesindeki gözenekli yapılar nedeniyle iç  ortamdaki ısının dış ortama geçiş yapması olayı.

Isı kaybı hesabı, heat loss calculation:
Isı kaybı hesabı; bir mahal veya binada ortaya çıkan ısı kaybının hesaplanarak yükün belirlenmesi süreci

Isı kayıp katsayısı, heat loss coefficient:
Bir ısıl depolama aracından ortalama ortam sıcaklığı ile ortalama çevre sıcaklığı ( eğer depolama aracı gömme ise toprak sıcaklığı) arasındaki sıcaklık farkı başına kaybolan ısı miktarı.

Isı kayıp miktarı, heat loss rate:
Bir ısıl depolama aracından, birim zamanda, ortalama ortam sıcaklığı ile ortalama çevre sıcaklığı (eğer depolama aracı gömme ise toprak sıcaklığı) arasındaki sıcaklık farkı başına kaybolan.

Isı kazancı, heat gain:
Isı kazancı; kapalı bir mahal yada sistem tarafından emilen ısı miktarı. güneş ısı kazancı (güneş etkisi; hem pencereler hem de yapısal elemanlar arasından binaya akan güneş enerjisi.

Isı pompası, heat pump:
Kondenser ve evaporatörün her iki yönde ısı transferini gerçeklemek üzere değiştirilebildiği ısıtma/soğutma sağlayan termodinamik sistem.

Isı taşınım, heat convection:
Isıl konveksiyon; taşınımla ısı iletimi; özellikle sıvı ve gaz moleküllerinin hareketi ile gerçekleşen ısı.

Isı transferi, heat transfer:
Sıcaklıkları farklı iki veya daha fazla nesne arasında iletim taşınım ya da ışınım yoluyla (veya bu yolların birbiri ile olan birleşimlerı yoluyla) gerçekleşen enerji aktarımıdır.

Isı transfer yüzeyi, heat transfer surface:
Isıtıcı ortamın en düşük ısı transferi katsayısına sahip tarafında kullanılan kanatlar,diskler yada diğer olanakların eklenmesiyle artırılan ısı transferi yüzeyi;

Isı transferi katsayısı, coefficient of heat transfer:
Bir malzemenin birim yüzeyinden 1 saatte, 1°C lik sıcaklık farkında geçen ısı miktarını ifade eden değer. isıl iletim katsayısı. isıl direncin tersi.(1/r=u)

Kalibrasyon, calibration:
Mevcut bir ölçekteki hatanın belirlenmesi yada düzeltilmesi yada bir büyüklükle ilgili ölçmelerin bir diğeri cinsinden değerlendirilmesi.

Kalibre etmek, calibrate:
Kalibresini bulmak, ayar etmek, derecelendirmek, ayarlamak.

Kalori, calorie:
Atmosfer basıncında bulunan 1 gram suyun sıcaklığını 1°C artırmak için gerekli olan enerji miktarıdır.

Kapalı çevrim, closed cycle:
Sulu ısıtma sistemi yada soğutma devrelerinde olduğu gibi akışkanın yeni ekleme olmaksızın sistemde sürekli sirkülasyon halinde kullanıldığı sistemler.

Kapasite, capacity:
(1) Bir makine, aparat, cihaz yada sistemin kendisi için tasarlanıp üretildiği maksimum yük (2) belirli bir sitemde depolanabilen maksimum miktardaki malzeme yada enerjinin ölçüsü.

Kaskad sistemi, cascade system:
Arka arkaya bağlanan bir dizi kazandan kurulmuş bir ısıtma sistemidir.

Kaynama noktası, boiling point:
Belirli bir basınçta bir sıvının gaz fazına geçtiği sıcaklık derecesi

Kazan, boiler:
Yakıtın kimyasal enerjisini yanma yoluyla ısı enerjisine dönüştüren ve bu ısı enerjisini taşıyıcı akışkana aktaran, basınç altında çalışan kapalı kap.

Kelebek vana, butterfly valve:
İçerisindeki düzenleme elamanı, ekseni çevresinde dönebilen bir dairesel yada eliptik bir disk olan vana

Kelvin derecesi, degree Kelvin:
Mutlak sıfır noktasından itibaren sayılan ve derece olarak Celcius’a eşit olan sıcaklık derecesi; 1K=1 C; buna göre suyun donma derecesi 273 K ve kaynama noktası 373 K’dir.

Kelvin sıcaklığı, Kelvin temperature (K):
Kelvin sıcaklık derecesi. mutlak sıcaklık derecesi. K=t(°C)+273,15

Kilowatt, kilowatt:
Temel elektriksel güç birimi, 1000 Watt’a eşittir.

Kilowatt-saat, kilowatt hour:
Elektriksel gücün pazarlanmasında kullanılan enerji birimi.

Kolektör, collector:
Bir güneş enerji sisteminde içerdiği radyasyon emici elemanlar aracılığı ile güneş enerjisini emen ve bir ortam sıvısına bu enerjiyi aktaran eleman.

Kolektör, header:
(1) Kendisine birden çok diğer boruların bağlandığı ana boru. (çekme, döküm, yada fabrika üretimli) (2) çıkartılabilir uç kapağı; (3)su tesisatında yatay döşenmiş ana hat boruları

Kolon şeması, riser diagram:
Düşey planda çizilmiş resim; kolon şeması in tercih edilen si birimi joule (j)’dür , m2.kg/s2.

Kombi, combi boiler:
İçinde, kullanım suyu ve ısıtma suyunu sağlayacak elektronik ve hidrolik sistemi bir araya toplayan cihazdır.

Kondüksiyon (iletim), conduction:
Madde veya cismin bir tarafından diğer tarafına ısının iletilmesi ile oluşan ısı transferi çeşididir.

Konfor, comfort:
Bireylerde, sıcaklık, nem ve diğer belirleyiciler açısından memnuniyet (rahatlık, zindelik, çalışabilirlik) uyandıran çevresel koşul

Konuta ait, residential:
Binalarda öncelikle yaşama ve uyuma gereksinimlerine yanıt veren mahaller; ikamet birimleri, otel /motel odaları, yurtlar, yaşlı evleri, hastanelerdeki hasta odaları, bakım evleri, hostel, tutukevleri vb

Konveksiyon, (taşınım) convection:
Isı transferinin, akışkanın fiziksel hareketi ile sağlandığı ısı aktarım biçimi.

Konvektör, convector:
İçerisinden sıcak akışkan geçen ve ısıttığı havanın doğal sirkülasyonla veya bir fan yardımıyla mahalle dağıtıldığı ısıtma terminal birimi

Korozyon, corrosion:
Genellikle metal olan bir malzeme ile çevresi arasında oluşan, malzemenin ve özelliklerinin yıpranması sonucunu doğuran kimyasal veya elektro kimyasal tepkime.

LPG (Likit Petrol Gaz):
Yani Sıvılaştırılmış Petrol Gazı, ham petrolün rafinerilerde damıtılması esnasında veya petrol yataklarının üzerinde bulunan doğalgazın ayrıştırılması ile elde edilen ve basınç altında sıvılaştırılan, renksiz, kokusuz, havadan ağır ve yanıcı bir gazdır.

Manometre, manometer:
Basınç olçer. herhangi bir kaptaki basıncın ölçülmesinde kullanılan eleman. Manometre. Soğutma sistemlerinde alçak ve yüksek taraf basınçlarının ölçülmesinde kullanılan basınç ölçer.

Manometre basıncı, manometer pressure:
Manometrede okunan basınç; ölçer basıncı; okuma basıncı

Maksimum çalışma basıncı, maximum allowable operating pressure:
Sistemin çalışabileceği en yüksek basınçtır.

Mekanik havalandırma mechanical ventilation
Havanın bir fan yardımı ile harekete geçirildiği havalandırma sistemi; mekanik havalandırma

Menfez, grille (USA grill):
Yan duvar, tavan yada döşemeye yerleştirilebilen, kanatlı yada delikli geçiş alanı. menfez.

Minimum çalışma basıncı, minimum operating pressure:
Sistemin çalışabileceği en düşük su basıncı seviyesidir.

Monotermik kombi, Double Heat Exchanger Combi Boiler:
Isıtma suyu ve kullanım suyu eşanjörü birbirinden ayrı olan kombi.

NTC Sensör (negative temperature control):
Sıcaklığın artmasıyla direnç değeri düşen bir sensördür.

Özgül ısı, specific heat:
Bir maddenin birim kütlesinin sıcaklığını bir derece yükseltmek için gerekli olan ısı miktarıdır.

Özgül ısı akışı, specific heat flow:
Özgül ısı akışı; ısı taşıyan ortamın birim ağırlığının 1 saniyede ilettiği ısı miktarı

Özgül ısı kapasitesi, specific heat capacity:
Bir maddenin birim ağırlığının sıcaklığını bir °C değiştirmek için gerekli ısı

Pik değer, peak value:
Pik değer; en yüksek değer

Pompa, pump:
Bir giriş kapısından içine çekip basma kapısına doğru iterek, bir akışkana enerji veren ve bir iş yapmasına neden olan makine; pompa (pistonlu,vidalı,dönel vb)

Pompa karakteristiği, pump characteristics:
Pompanın debi-basınç ilişkilerini gösteren eğriler; pompa karakteristikleri.

Presostat, pressure switch:
Hermetik kombilerde fanın çalışmasını ve yanmış gazların tahliyesini kontrol eden bir emniyet elemanıdır.

Radyasyon (ışınım), radiation:
Işınım yolu ile ısı aktarımı, fotonlar (elektromanyetik ışınım) yolu ile olan ısı aktarımıdır.

Radyatör, radiator:
Isı eşanjörlerinin bazı tipleri için kullanılan genel bir terimdir. Radyatörler otomobil, binalar ve elektronikte kullanılırlar. Binalarda, radyatör bir ısıtma aleti olarak kullanılır. Bir kazanda ısıtılarak pompalanan sıcak sudan aldığı ısıyı ortama iletir. Radyatörler, ısı transferini konveksiyon yolu ile yaparlar.

Sensör,sensor:
Algılayıcı

Serpantin, serpentine:
Serpantin; boru demetlerinden oluşan ısı transfer yüzeyi

Servis el kitabı, service manual:
Servis el kitabı; sistemlerin ve ekipmanların servis işlemlerini ve özelliklerini açıklayan el kitabı

Servis vanası, service valve:
(1) Bir aparatı sistemin kalanından soyutlamak üzere kullanılan vana, (2)bir servis teknisyeninin sistemdeki basıncı kontrol etmek ve sisteme gaz vermek üzere kullandığı vana;

SCOP – Sezonsal Performans Katsayısı , Seasonal Coefficient of Performance:
Yıllık ısıtma ihtiyacının, yıllık ısıtmada çekilen güç ile yardımcı konumlarda çekilen gücün toplamına bölünmesiyle bulunur.

Solenoid vana, solenoid valve:
Elektriksel yoldan mıknatıslanan bir pimin çekmesi ile açma veya kapama yapan vana;

Sudan suya ısı pompası, water to water heat pump.
Su-su ısı pompası; bir yüzeysel su kaynağını ısı kaynağı ve çukuru olarak kullanan ve bir su devresini ısıtan ve soğutan ısı pompası sistemi

Sürtünme basınç kaybı, friction head:
Bir akışkan akışında boru içerisindeki sürtünmeden kaynaklanan basınç düşümü.

Sürtünme kaybı, friction loss:
Akışkan ile aktığı yüzey arasındaki sürtünme nedeniyle oluşan basınç kaybı.

Şebeke suyu, water make-up:
Yerleşim birimlerinin içme suyu ve kullanım suyu ihtiyacının karşılanması amacı ile bir ana dağıtım hattı üzerinden son kullanıcıya kadar ulaştırılan su. şebekeden alınan su.

Şönt pompa, boiler shunt:
Kazanın gidiş ve dönüş hatları arasına konularak kazana aşırı soğuk su girmesini engellemeye yarayan pompadır.

Tasarım basıncı, design pressure:
Tasarımda temel alınan basınç; tasarım basıncı; bir soğutma sistemin belirli bir bölümünün altında çalışması için tasarlandığı maksimum basınç.

Taşınım (kondüksiyon), conduction:
Farklı enerjideki moleküllerin birbirlerine temas ederek enerji aktarmaları biçiminde gerçekleşen ısı transferi biçimi. kondüksiyon.

Termistor, thermister (thermistor):
Isıl direnç;
sıcaklık ile iletkenliği veya direnci değişen bir tür termoelektrik eleman. Termistörler, sıcaklık sensörleri, kendiliğinden sıfırlamalı aşırı akım koruyucuları ve kendiliğinden ayarlamalı ısıtma elementlerinde kullanılır.

Termodinamiğin birinci yasası, first law of thermodynamics:
Enerjinin yaratılamayacağı ve yok edilemeyeceği fakat bir türden diğerine dönüştürülebileceğini ifade eden Termodinamiğin Birinci Yasası;

Termodinamik denge, thermodynamic equilibrium:
Bir sistemde, içerisinde fiziksel özelliklerin zaman içinde değişmeyen eşbiçimli (uniform) değerler aldığında ortaya çıkan denge.

Termodinamik özellikler, thermodynamic properties:
Sıcaklık, basınç, hacim, antalpi ve antropi gibi bir maddenin halini belirlemekte kullanılan temel büyüklükler

Termoelektrik, thermoelectric:
Elektrik akımının ısı üretimiyle ilgili olan;

Termometre, thermometer:
Sıcaklığı ölçmekte kullanılan araç;

Termometre duyargası, thermometer probe:
Termometre sensoru ya da probu

Termosifon, thermosiphon:
(1) Su ve havanın farklı sıcaklıklar nedeniyle doğal konvektif hareketi; (2) Sıcak su elde edilen bir kazan ve içerisindeki borulardan oluşmuş bir cihaz.

Termostat, thermostat:
Sabit bir sıcaklığı korumak üzere sıcaklığa tepki veren araç; sıcaklıkla çalışan anahtar; sıcaklıktaki değişmeye tepki veren ve doğrudan ya da dolaylı olarak sıcaklığı kontrol eden ölçme aracı.

Termostatik vana, thermostatic valve:
Su radyatörleriyle çalışan tüm ısıtma sistemlerinin giriş kısmına takılarak ayarlanmış olan oda sıcaklığına ulaşıldığında veya aşıldığı anda sıcak su girişini kapatarak odanın daha fazla ısınmasını engelleyen ve oda sıcaklığının belirli bir seviyede tutmasını sağlayan vana.

Toplam ısı transferi katsayısı, overall coefficient of heat transfer:
Kondüksiyon ve konveksiyonla ısı transferini ifade eden, zaman biriminde 1°K lik sıcaklık farkı için geçen ısı miktarı. toplam ısı iletim katsayısı.

Üç yollu vana, three way valve:
Ü ç ayrı çıkış noktasına sahip vanadır. Sistemlerde ayırma yada karışım vanası olarak kullanılır.

Üst ısıl değer, higher calorific value :
Bir yanma tepkimesi sonucunda oluşan suyun sıvı fazında olması durumunda açığa çıkan ısı enerjisidir. Yani üst ısıl değer, buharlaşma ısısı dahil olmak üzere açığa çıkan toplam ısı enerjisidir.

Venturi, venturi:
Bir boru ya da kanalda akışkanın hızını artırıp statik basıncını düşüren, ve daha sonra statik basıncın geri-kazanılması için bir genişleme içeren daralma;

Venturi metre, venturi meter:
İnce bir boğazdan geçen akışkanın debisini ölçmekte basınç farklarını kullanan ölçer.

Verim, efficiency:
(1) Nominal değerleme koşullarındaki performans. (2) Bir makine ya da prosesin enerji çıktısının enerji girdisine oranı.

Verimlilik oranı (ısı değiştiricide), effectiveness ratio (of a heat exchanger):
Bir ısı transferinde ortaya çıkan gerçek ısı transferi ile,termodinamik olarak olası ısı transferine oranı

Yalıtım, insulation:
Bir yapı elemanının veya bir borunun ısı veya ses iletim yeteneğini azaltmak üzere uygulanan işlem. Bu işte kullanılan malzeme.

Yalıtmak (ısıl), insulate (thermal) (verb):
Bir maddenin ısıl geçirgenliğini azaltma yönünde yapılan işlemler ;izolasyon

Yalıtmak (elektriksel,) insulate (electrical):
Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için iletkeni, kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplamak, izole etmek

Yoğuşma gizli ısısı, latent heat of condensation:
Yoğuşma gizli ısısı; bir sıvının belirli bir basınçta 1 kg’ının doymuş buhar durumundan doymuş sıvı haline geçmesi için çekilmesi gerekli ısı miktarı

Yoğuşma ısısı, heat of condensation:
Bir maddenin buhar halden sıvı hale geçerken verdiği ısı miktarı.

Yoğuşma sıcaklığı, condensing temperature:
Bir gazın aynı basınçta sıvı konuma haldeğiştirdiği sıcaklık; yoğuşma sıcaklığı

Yoğuşma (soğuk yüzeyde), condensation (on cool surface):
Sıcaklığı mahal havasının çiğ noktası sıcaklığından düşük olan evaporatör yüzeylerinde oluşan yoğuşum suyu

Zon, zone:
Bina içerisinde, ısıtma,soğutma yada aydınlatma gereksinimlerinden her hangi bileşiminin, bir tek kontrol aracı ile kontrol edilebilecek kadar benzer olduğu mahal yada mahal grupları;

Zonlama, zoning:
Binaları ya da bina gruplarını ayrı kontrollerle aynı anda farklı koşulların korunabileceği bölümlere ayırma; ısıtma ve soğutma kontrolü için bir mahalli küçük bölümlere ayırma.

Hazırlayan: Erhan Öztürk – Isıtma Kaskat Mühendisi, Daikin

1 Yorum

Yorum Yazın

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı giriniz.