Nemlendirme, Nem Alma ve Yoğuşma

Mahâllerde bağıl nem oranı %30-%60 arasındadır. Ameliyathane, yoğun bakım gibi yerlerde hassas nem kontrolü yapılması gerekir. Ayrıca “düşük sıcaklıklı ısıtma/yüksek sıcaklıklı soğutma sistemlerinde” (döşemeden, tavandan, duvardan ışınım ile ısıtma/soğutma) yoğuşmayı önlemek için nem almaya ihtiyaç duyulabilir. Mahâllerde bağıl nemin etkileri şekilde görülmektedir.

Nemlendirme, Nem Alma ve Yoğuşma

Nemlendirme

İklimlendirme sistemlerinde besleme havasına nem ilavesi yapılması gerektiği durumlarda; hava akımına buhar, ultrasonik (ses dalgaları ile) yöntemle su püskürme veya yüksek basınçla su püskürtme yoluyla gerçekleştirilebilir. En sağlıklı yöntem, buhar ile nemlendirmedir. İnsanların bulunduğu ortamlarda su püskürtülerek nemlendirme yapılması, bakteri oluşma riski nedeniyle çok iyi bir kontrol yapılarak gerçekleştirilmelidir.

Enerji verimliliği açısından eğer elektrik, yenilenebilir enerji veya kojenerasyon gibi cihazlardan elde ediliyor ise elektrikli buharlı nemlendirme yapılması uygun olur. Eğer binanın elektriği şehir şebekesi elektriğinden sağlanıyor ise; pahalı olacağı için elektrikli buharlı nemlendiriciler yerine kapasiteye bağlı olarak buhar kazanları veya buhar jeneratörleri tercih edilebilir. Kazan sistemleriyle nemlendirme yapılacak yer arasındaki mesafe fazla ise buhar kayıpları ve yoğuşma kayıpları fazla olacağından, kullanım yerlerine yakın buhar jeneratörü veya büyük tesislerde ayrı bir kazan tesisat merkezi kurulabilir.

Nem Alma

Su buharının havadan alınması için kullanılan en yaygın yöntem, havanın çiğ noktasının altına kadar soğutulmasıdır. Hava, çiğ noktasının altına kadar  soğutulduğunda içerdiği nem yoğuşma yoluyla damlacıklar şeklinde havadan ayrılır. Bu süreç psikrometrik diyagramında çiğ noktasına kadar duyulur soğutma ve sonrasında 100% bağıl nem çizgisi üzerinde daha düşük bir sıcaklığa kadar soğutulması şeklinde gösterilir. Ayrıca kimyasal nem alma yöntemi de vardır, ancak bu yöntem genellikle pahalıdır. Bu nedenle burada bir değerlendirme yapılmamıştır.

Yoğuşma

Bina Cephelerinde Yoğuşma

Bina kabuğunda eğer ısı yalıtımı zayıf bir yüzey (duvar, pencere, tavan, çıkma vb.) varsa, içerideki sıcak havadaki nem yoğuşur. Bu durumun etkileri duvarlarda küflenme, mantar oluşumu ve bina elemanlarının zamanla zarar görmesi şeklindedir. Yoğuşma olmaması için duvar içindeki sıcaklığın çiğ noktası sıcaklığı ile kesişmemesi gerekir.

Duvarda ısı yalıtımı varsa, duvar içinde bu sıcaklığa ulaşılmaz ve genelde yoğuşma olmaz. Ancak yağmur, ısı köprüleri, nem bariyeri olmaması gibi sebeplerle ısı yalıtımı olsa da bina içinde (özellikle havalandırılmayan kısımlarda); küf, nem gibi problemler oluşabilir. Bunun için bina cephesinde nem bariyeri uygulaması yapılmalıdır. Diğer yandan duş mahâlleri, kapalı havuz mahâlleri, soyunma odaları, mutfaklar vb. sıcaklığın ve nemin yüksek olduğu yerlerde içten yalıtım yapılması uygun olur. Ayrıca nem bariyeri de içten uygulanmalı ve ayrıca iyi bir havalandırma yapılmalıdır.

Tesisat Sistemlerinde Yoğuşma

a) Havalandırma sistemlerinde, kışın bina içindeki sıcak hava ısı geri kazanım ünitelerinin serpantin yüzeylerinde soğuk dış hava ile karşılaşır. Eğer dış hava sıcaklığı çiğ noktasının altında ise yoğuşma olur. Örneğin, ısı geri kazanım ünitesi kanatçıkları arasında karlanma oluşur; ünite zamanla zarar görür.
b) Soğutma serpantinleri ile nem alınması esnasında yoğuşma meydana gelir (Bu, olağan bir durumdur.).
c) Yazın dış hava soğutularak şartlandırılırken veya fan coil gibi ekipmanlarda yoğuşma meydana gelir. Bu sular borularla deşarj edilir. Eğer burada yoğuşan suyun miktarı fazla ise bu su bir depoda toplandıktan sonra gri su olarak klozetlerde kullanılabilir. Bu durum özellikle sıcak ve nemli bölgelerde ve soğutma tesisatı bulunan büyük binalarda geçerlidir.

Kaynak: T.C. Çevre Şehircilik Bakanlığı

Exit mobile version