İtfaiye Su Verme Bağlantısında Otomatik Tahliye Vanası Neden Gereklidir?

Yangın tesisatlarında sistem tasarımına baktığımızda genellikle büyük ekipmanlara, hidrolik hesaplara, pompa debilerine, boru çaplarına ve yangın suyu depolarına odaklanırız. Ancak sahada sistemin çalışmasını etkileyebilecek bazı detaylar vardır ki, maliyeti sistemin toplam yatırım bedeline kıyasla son derece düşüktür. Bunlardan biri de itfaiye su verme bağlantısındaki otomatik tahliye vanasıdır.

İlk bakışta küçük bir yardımcı eleman gibi görünen bu vana, özellikle donma riski bulunan mahallerde itfaiye bağlantısının kullanılabilirliği açısından kritik bir göreve sahiptir. Peki neden?

İtfaiye Su Verme Bağlantısı Ne İşe Yarar?

İtfaiye su verme bağlantısı, itfaiye araçlarının bina içerisindeki sulu yangın söndürme sistemine dışarıdan su basabilmesine olanak sağlayan bağlantıdır.

Türkiye’de Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’in (BYKHY) 97. maddesinde, belirli bina ve yapı koşullarında sulu yangın söndürme sistemlerine itfaiye su verme bağlantısı yapılması zorunlu tutulmaktadır.

Yönetmeliğe göre bağlantıda;

  • En az 100 mm nominal çap,
  • 2 adet 65 mm Storz tip rakor,
  • Sistem tarafında çek valf,
  • Çek valf ile itfaiye bağlantısı arasındaki borularda bulunan suyun otomatik olarak boşaltılmasını sağlayacak elemanlar

bulunmalıdır. Ayrıca itfaiye araçlarının bağlantı ağzına ulaşma mesafesi de en fazla 18 m olarak belirtilmiştir. Burada özellikle dikkat edilmesi gereken ifade:

“Çek valf ile itfaiye bağlantısı arasındaki borulardaki suyun otomatik olarak boşalmasını sağlayacak elemanlar.”

Peki bu su neden boşaltılmalıdır?

Çek Valf Neden Konulur?

İtfaiye su verme bağlantısının sistem tarafında çek valf bulunmasının temel amacı, sistem içerisindeki suyun dışarıya veya itfaiye bağlantısı üzerinden ters yönde hareket etmesini önlemektir. Normal çalışma sırasında sprinkler veya diğer sulu yangın söndürme sistemi su ile basınç altında tutulurken, çek valf sistemin hidrolik bütünlüğünün korunmasına yardımcı olur. Ancak burada küçük bir problem ortaya çıkar.

Çek valf kapalı olduğunda, çek valf ile bina dışındaki itfaiye bağlantısı arasında kalan boru parçası sistem suyundan ayrılmış bir hacim haline gelir. Yani borunun içerisinde su kalabilir. Özellikle bağlantının dış ortamda veya donma riski bulunan bir bölgede olması durumunda bu küçük su hacmi artık önem kazanmaya başlar.

Çek Valf ile İtfaiye Bağlantısı Arasında Su Neden Kalır?

Sistemin basınçlandırılması, test edilmesi veya itfaiye bağlantısının kullanılması sırasında bu boru bölümüne su girebilir. Çek valf kapandığında ise bu suyun sistem içerisine geri dönerek boşalması mümkün olmayabilir.

Sonuç olarak:

Çek valf → boru → itfaiye bağlantısı

arasında bir miktar su hapsolabilir. Borunun uzunluğu uygulamaya bağlı olarak çok büyük olmayabilir. Ancak mühendislik açısından önemli olan nokta, burada kalan suyun hacminden çok donma ihtimalidir.

Donma Durumunda Ne Olabilir?

Dış ortam sıcaklığının sıfırın altına düşmesiyle boru içerisindeki su donabilir. Su donarken hacmi arttığından, kapalı bir boru hacmi içerisinde önemli basınçlar oluşabilir. Bu durum;

  • boru ve fittingslerde hasara,
  • bağlantı elemanlarında deformasyona,
  • çatlama veya kaçaklara,
  • itfaiye bağlantısının kullanımında probleme

neden olabilecek bir durum oluşturabilir.

Daha da önemlisi, olay sırasında itfaiyenin sisteme su basması gerektiğinde bağlantının gerçekten kullanılabilir durumda olması gerekir. Dolayısıyla burada söz konusu olan yalnızca bir vananın eksik olması değildir. Sistemin ihtiyaç duyulduğu anda dışarıdan su kabul edebilme kabiliyeti söz konusudur.

İtfaiye Su Verme Bağlantısı Otomatik Tahliye

Otomatik Tahliye Vanasının Görevi Nedir?

Bu noktada devreye otomatik tahliye vanası, yangın tesisatlarında kullanılan ifadeyle automatic drip / ball drip girer. Vananın temel amacı, çek valf ile dışarıdaki itfaiye bağlantısı arasında kalan boru bölümündeki suyun otomatik olarak tahliye edilmesini sağlamaktır. Böylece boru içerisinde donmaya müsait bir su hacminin sürekli olarak tutulmasının önüne geçilir.

NFPA 13’te de donma riski bulunan bölgelerde, çek valf ile dış hortum bağlantısı arasındaki borunun onaylı bir otomatik drenaj vanası ile donatılması öngörülmektedir. NFPA 14’te ise aynı bölgedeki düşük noktaya, suyun zarar vermeden tahliye edilmesini sağlayacak otomatik drip vanası yerleştirilmesi tarif edilmektedir. Dolayısıyla bu eleman, “ekstra bir vana” olarak değil, bağlantının çalışma koşullarının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

BYKHY’de de Açıkça Yer Alıyor

Burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekiyor. Bu konu yalnızca yabancı standartlarda bulunan bir uygulama değildir. Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Madde 97, çek valf ile itfaiye bağlantısı arasındaki borulardaki suyun otomatik olarak boşaltılmasını sağlayacak elemanların kullanılmasını açıkça şart koşmaktadır.

Dolayısıyla sahada yalnızca;

“Çek valf var, bağlantı tamam.”

şeklinde bir kontrol yapmak yeterli değildir. Kontrol edilmesi gereken detaylardan biri de çek valf ile dış bağlantı arasında kalan boru bölümünün drenajının nasıl sağlandığıdır.

Sahada Kontrol Edilmesi Gereken Detay

Bir itfaiye su verme bağlantısı incelenirken yalnızca Storz rakorların bulunup bulunmadığına bakmak yerine bağlantının tamamı değerlendirilmelidir.

Örneğin:

İtfaiye bağlantısı → otomatik tahliye → çek valf → yangın tesisatı

şeklindeki düzenek sahada incelenebilir.

Özellikle;

  • bağlantının dış ortamda bulunması,
  • bölgenin donma riski taşıması,
  • boru içerisinde su kalabilecek bir geometrinin bulunması,
  • otomatik tahliye elemanının bulunmaması,
  • tahliye elemanının çalışabilir durumda olmaması,
  • tahliye noktasının yanlış konumlandırılması

gibi durumlar dikkate alınmalıdır. Çünkü yangın tesisatında bir elemanın yalnızca projede gösterilmiş olması ile gerçekten görevini yapabilir durumda olması aynı şey değildir.

Küçük Detay, Büyük Sonuç

Burada aslında yangın tesisatlarının tasarımında sık karşılaştığımız önemli bir mühendislik yaklaşımı ortaya çıkıyor: Sistemin güvenilirliği, yalnızca büyük ekipmanların doğru seçilmesine bağlı değildir.

Milyonlarca liralık sprinkler sistemi, yangın pompası, su deposu ve borulama yatırımı yapılabilir. Ancak birkaç yüz liralık bir otomatik tahliye elemanının gözden kaçırılması, sistemin belirli bir bölümünde ciddi bir işletme problemi oluşturabilir. Bu yaklaşımı yalnızca itfaiye su verme bağlantısı için de düşünmemek gerekir.

Örneğin bir sprinkler sistemi düşünelim: Milyonlarca lira harcanarak hidrolik hesabı yapılmış, pompası seçilmiş, su deposu yapılmış ve yüzlerce sprinkler başlığı monte edilmiş olabilir. Fakat montaj sonrasında boru tesisatı uygun şekilde yıkanmaz ve boru içerisindeki kaynak çapakları, metal parçaları veya diğer yabancı maddeler sistem içerisinde bırakılırsa ne olur?

NFPA 13, yeni tesisatlarda boru hatlarının flushing işlemi ile temizlenmesini ve su akışının debris içermeyecek duruma gelene kadar devam ettirilmesini öngören hükümler içerir. NFPA 25 de yangın suyu borulamasının iç engellerden arındırılmış durumda tutulması gerektiğini belirtmektedir.

Dolayısıyla şu soruyu sormak gerekir:

Milyonlarca liralık bir sprinkler sistemi tasarlayıp kurduktan sonra, boru içerisindeki kaynak çapakları veya yabancı maddelerin bir sprinkler başlığını tıkamasına neden olacak kadar basit bir montaj detayını gerçekten kontrol ettik mi?

Yangın tesisatlarında güvenilirlik bazen büyük hesaplarda değil, küçük ama kritik detayların doğru uygulanmasında ortaya çıkar.

Yorum Yap