Dünyada Yeni Nesil Soğutucu Akışkan Uygulamaları ve Türkiye’nin Yol Haritası Eğitimi

0

Türk Tesisat Mühendisleri Derneği Gaziantep Temsilciliğinin düzenlediği 2019/20 eğitim seminerlerinden 1.’cisi 26 Eylül 2019 tarihinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Ekolojik Bina Konferans Salonun da yapılacaktır. Seminerin Konusu “Dünyada Yeni Nesil Soğutucu Akışkan Uygulamaları ve Türkiye’nin Yol Haritası” dır.

Soğutucu Akışkan Uygulamaları Eğitim İçeriği

Konu: Dünyada Yeni Nesil Soğutucu Akışkan Uygulamaları ve Türkiye’nin Yol Haritası
Tarih: 26 Eylül 2019 Perşembe
Saat: 15:00 -17:00
Program Akışı:
15:00 – 15:45 Seminer
15:45 – 16:00 Ara
16:00 – 16:45 Seminer
16:45 – 17:00 Seminer ve Soru-Cevap
Seminer Yeri: Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Ekolojik Bina Konferans Salonu
Konuşmacı: Ersin YÜCEL
Oturum Başkan: Mehmet Cihan BEYHAN

Soğutucu Akışkan Uygulamaları

Soğutucu Akışkan Uygulamaları Tarihsel Gelişimi

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda, bina ve evlerde kullanılan soğutucularda mekanik soğutmaya talebin artması üzerine, Carrier ve ortaklarından R. W. Waterfill, soğutucu akışkan bileşiklerinin ilk sistematik analizini üstlendi.

Amonyak, etil eter, karbondioksit, karbon tetraklorür, kükürt dioksit ve su üzerinde yaptıkları çalışmalar ile bu çalışmaların bulgularından bir kısmı günümüzde hala geçerlidir.
Carrier ve Waterfill üzerinde çalıştıkları maddeler içinde önceden tahmin edilen en düşük performansı karbondioksitin verdiğini, amonyakta istenilen sistem koşullarının sağlanabilmesi için çok sayıda sıkıştırma kademesi gerektiğini ve suyun veriminin çok düşük olduğunu belirlediler. Ayrıca, sülfür dioksiti sağlığa zararlı, zehirli ve su ile birleştiğinde asit oluşturduğu için güvenlik nedeni ile ve karbon tetraklorürü de sulu ortamlarda metallerin korozyonuna neden olduğu için çalışma kapsamı dışında bıraktılar.

Dielen

Uzun araştırmalar sonunda, 1922 yılında üretilen Carrier’ın ilk santrifuj kompresörlü soğutma makinası için soğutucu akışkan olarak, yeterli miktarda bulunup bulunamayacağı belirsizken, dielen (1,2 dikloro etan) seçildi. Carrier sonraları bu durumu şöyle açıkladı. “Dielenin bulunması zordu, ama yine de onu denemeye karar verdik. ısviçre’deki bir firmaya yazdığımda, bana diele’in Almanya’da endüstriyel miktarlarda üretildiğini ve temizleyici akışkan olarak kullanıldığını bildirdiler”.

Daha iyi bir soğutucu akışkan bulma çabaları sürerken, Frigidaire için çalışan yetenekli kimyager şomas Midgely Jr., 60 yıldan fazla bir süredir benzinin oktan derecesini yükseltmek için kullanılan kurşun tetraetil bileşiğinin, ön ateşleme ile ilgili sorunları azaltmak için de kullanılabileceğini düşündü.

Soğutucu Akışkanlar

Midgley ve ortakları Albert L.Henne ile Robert R. McNary, istenilen kaynama noktasına sahip kimyasalları bulmak için özellik tablolarını araştırdılar. Çalışmalarını zehirli ve tutuşkan olmayan, kararlı bileşikler ile sınırladılar.

Rastlantısal olarak, organik florürler olarak bilinen bir grup madde dikkatlerini çekti. Flor tek başına zehirli bir madde olarak bilinirken, Midgley ve arkadaşları flor’un diğer elementlerle birleştirilmesi yoluyla bu özelliğinin giderilebileceğini düşündüler. Midgley’in öncü çalışması, bilinen bütün elementlerden yalnızca sekiz tanesinin soğutucu akışkan bileşiklerinin temel taşı olabileceğini ortaya çıkardı. Bu sekiz element, karbon, nitrojen, oksijen, sülfür, hidrojen, flor, klor ve brom’du. Diğer bütün elementler, katı oldukları ya da katı madde oluşturmaya yatkın oldukları, karasız ya da zehirli oldukları için ya da yalnızca, tek başlarına uygun fiziksel özelliklere sahip olmadıkları için elendi.

CFC (kloroflorokarbon)

Midgley’in elde ettiği sonuçlar günümüzde hala geçerlidir ve kullanılan bütün soğutucu akışkanlar bu küçük element grubundan gelmektedir. Midgley araştırma sonuçlarını 1930 yılında yayınladı ve Atlanta’da gerçekleştirilen Amerikan Kimya Derneği toplantısında, R12’nin güvenirliğini, yanan bir mumu ciğerlerini doldururcasına içine çektiği bu gazla söndürerek çarpıcı bir gösteriyle kanıtladı. O günden beri zehirli ve tutuşkan olmayan soğutucu akışkanlar çok büyük bir öneme sahiptir.

R12’nin ticari olarak üretimi 1930 yılında başladı, bunu bir yıl sonra R11 izledi. Bundan 10 yıl sonra, R22 ortaya çıktı ve yüzyılın sonuna kadar, 60 yıl boyunca hava koşullandırma endüstrisine hizmet edecek olan ana soğutucu akışkan ailesini tamamladı. 1988 yılı toplam dünya tüketiminin 1 milyar kg olduğu tahmin edilen CFC (kloroflorokarbon) soğutucu akışkanın başarısı buna örnektir.

TTMD Hakkında

TTMD; tanımdaki alanlarda Tesisat Mühendisliğinin ve topluma verdiği hizmetlerin gelişmesi için 1992 yılında kurulmuş olup, bu gün değişik disiplinlerden gelen profesyonellerin ortak amaçlar için toplandığı bir dernek haline gelmiştir. Bilgi ve Teknoloji transferini gerçekleştirmek, uluslararası platformda meslektaşlarımızı temsil etmek ve gelişmeleri anında izlemek için TTMD olarak yurtdışı meslek örgütleri ile temaslarımız devam etmektedir.

TTMD’nin amacı; öncelikle profesyonel hizmet veren meslektaşlarımızla, yeni mezun mühendisler ve bu meslekte yetişmek isteyen öğrencilerin uygulama alanındaki eğitimlerine, araştırmalarına, bilgi ve teknoloji transferine katkıda bulunmak, gerekli iletişim ve tartışma ortamının sağlamak, üniversitelerin ve araştırma kurumlarının mesleğimizle ilgili araştırmalarına katkıda bulunmaktır.

Yorum Yazın

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı giriniz.