Bakımda Bina Otomasyon Sistemleri

0

Bina otomasyon sistemleri, farklı yazılımlarla bir arada kullanılarak bina yönetimi ile ilgili çeşitli hizmetlerin gerçekleştirilmesini mümkün kılmaktadır. Açık kaynak programların bazıları, aynı işi gören binlerce liralık ticari yazılımlardan çok daha başarılı olabilmektedir. Bu yazıda olması gereken özelliklerinden kısaca bahsedilecektir.

Öncelikle bina otomasyon sistemi sunucusunun, işletim sisteminden bağımsız -yani Windows, Linux ve Unix- her işletim sistemi altında çalışabilen bir yazılım olmasında büyük fayda vardır. Veri tabanı olarak ise kesinlikle çok yetenekli ve bedava olduğu için PostgreSQL tavsiye edilecektir. Doğal olarak MS SQL Pro, My SQL, Oracle vb. de işinizi görecektir. Böyle bir veri tabanı, hemen hemen sonsuz sayılabilecek kapasitesiyle, “Time Lapse” adı verilen, arıza olan günün ve anın ekran üzerinde tekrar oynamasını ve hatanın tespitini sağlayacaktır.

Bina Otomasyon Sistemleri

Bakım sisteminde iki tür yaklaşım vardır. “Arıza olduğunda tamir et” ya da alternatifi olan arıza önleyici bakım, ilk yaklaşımda, yani arıza olduğunda tamir et yaklaşımı, genellikle çalışan sistemin bütünüyle durmasından sonra bakım yapılan anlayıştır. Bir benzetme yapacak olursak komaya girmiş hastaya yeniden canlandırma için kalp masajı yapmaya benzer.

Türkiye’de en çok izlenen yöntem, daha ucuz olduğuna inanılan ilk yöntemdir. Bu yaklaşımın biraz daha gelişmişi şikayetler başladıktan sonra gereken tedbirleri almaktır. Yani hastalık belirtilerini göstermiştir, hasta ölmeden mümkün olan tedaviler gerçekleştirilmeye çalışılır. Doğal olarak hastanın, yani cihazın verimliliği belirgin bir biçimde düşmüştür, binada yaşayan insanlar ya da müşteriler zaten şikayete başlamıştır. Bina otomasyon sistemi yukarıdaki gibi koşullar oluştuğunda hemen alarm verecektir. Yani kendi kontrolünde olan bir cihazın çalışması istendiği halde çalışmadığı, ya da bir sensör aracılığıyla alarm geldiği zaman bakım zamanının geldiği anlaşılmaktadır. Örnek olarak, fan kayışı koptuğunda gelen “Fan kayışı koptu” gibi bir alarm… Ama “Fan kayışı gevşedi.” ya da “Fan kayışı yıprandı.” gibi alarmlar tamamıyla arıza oluşmadan, arızanın önüne geçebilecek gelişmiş alarm tipleridir.

Gelişmiş bakım alarmları olarak adlandırdığımız alarmların, bina otomasyon sisteminin standart alarmlarının yanı sıra, koruyucu hekimliğe benzetilen arıza önleyici bakım işlemlerinde de çok etkin şekilde kullanılabileceğini göstermektedir. Koruyucu bakım, düzenli aralıklarla temizleme, yağlama ve sarf malzemeleri değiştirme gibi işlerin yapıldığı periyodik bakım işlemleriyle cihazda arıza olup olmadığının aktif testlerle kontrolünden ve “kestirimci bakım” denilen, henüz arıza belirtileri olmadan arıza olma olasılığını araştıran yöntemlerden oluşmaktadır. Koruyucu ve kestirimci bakım, sanılanın aksine işletme maliyetini artırmamakta, tersine düşürmektedir. Koruyucu bakımın gerçekleştirilmediği durumlarda, cihazın devre dışı kalması halinde ortaya çıkabilecek sonuçlar çok daha kötü olabilmektedir. Müşterileriniz kaçmakta, fabrikanız üretimi durdurmakta, tekrar çalıştırılabilmesi için çok büyük paralar ödenmesi gerekebilmektedir. Bu buz dağının sadece görünen kısmıdır. Koruyucu bakım yapılmadığı durumlarda ciddi şekilde enerji ve konfor kayıpları da oluşmaktadır.

Koruyucu Bakım

Koruyucu bakım aslında temizlik, gevşemelerin önüne geçmek, uygun yağlama ve cihaz güvenliğiyle ilgili malzemelerin çalışır durumda olması gibi çok basit işlerden oluşmaktadır. Özellikle çok az teknik bilgi gerektiren ve ucuz iş gücüyle gerçekleştirilebilen bir işlem olan, cihazların temizliğine dikkat edilmesinde fayda var. Kirli cihazlar, ısı transferini ve sıvı akışını engeller ve yavaşlatır. Bu, açıkça daha çok enerji harcamanız demek olacaktır. Gevşemiş cihazlar ise yağ ve soğutucu sıvı kaybına; hava, su ve pisliğin kolayca cihazların içine girmesine ve kirlenmeye yol açacaktır. Hava ve su; bazı maddelerin, örneğin soğutucu sıvılar gibi, karakteristiklerinin değişmesine, korozyona ve verimlilik kaybına neden olacaktır. Yağlamanın düzenli yapılmamasının ise dönen aksama karşı oluşan direncin gereksiz yere artmasına ve enerji kaybına yol açacağı açıktır. Bilindiği gibi bu direncin çok artması, cihazların yanmasını ya da parçalanmasını gündeme getirebilir. Termostatlar, basınç anahtarları, sınır anahtarları vb. gibi cihazların işlevlerini devam ettirebilir durumda olmasına dikkat etmek gerekmektedir.

Bazen “Bu termostat olmadan da bu sistem zaten çalışıyor, o yüzden söktük, kısa devre yaptık vb.” gibi söylemlerle karşılaşmaktayız.

Makalenin Devamı

Yorum Yazın

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen adınızı giriniz.